Cok cooook uzun bir aradan sonra geldim yine. Aklimda yazacak cok sey vardi ama yazmaya baslayinca hepsi uctu gitti. Yine Leon Can’dan baslayayim. Su siralar terrible two’nun terrible 3,5 gunu yasiyoruz desem yeridir… Leon Can’da bir asilik bir vurdumduymazlikki sorma gitsin. Cok abartili olmasada bu durum, bu cocukltan böyle asiliklilere alisik olmadigimdan cinlerin tepeye cikmasi an meselesi oluyor. Örnegin gecen markete gittik, tost ekmegi almaya, baska birseylerde alinca tost ekmegini eline verdim haydi sen tasi dedim kasaya kadar. Ekmegi sallamaya basladi, annecim sallamadan tasi ekmegi dedim. Ben kasaya ilerlerken bir baktim Leon Can yok arkamda, Leon Can , Leon Caaaan diye marketi gezerken birde baktim bizim Nuri raflarin arasinda egilmis cabuk cabuk yere sacilan ekmekleri toplamaya calisiyor! Leon Can ne yaptin dedim, aman yaaa elimden kaydi düstü poset ben bisey yapmadim Efsun oldu cevabi. Allah’im sen sabir ver yarabbim seklinde topladik artik ekmekleri yerden… Bir yandanda onun o hali görmeye degerdi, cok ama cok komikti!
Sizede oluyormu cevreden kinayeli elestiriler, sen cok akilli bir cocuktun simdi cok yaramaz oldun falan diye. Leon Can’i ayda yilda bir gören insanlarin hepsi pedagog kesildi basimiza. Sanirim bu baskiyi kaldiramiyorum ben, sinir oluyorum ve hatta nefret ediyorum. Cok benim degilmi kardesim, ee o zaman egitimide bana ait! Bu baski altinda olusan sinir harbide Leon Can’a yansiyor ister istemez. Sesimi yükselttigim anlar cogalmaya basladi:( Örnegin Thomas’in babasi agir istir, Leon Can’in söylediklerini yarim yamalak anlar ve anlamadigi sey hakkinda yorum yapar. Benimde cinler cikar yine tepeye!!!
Onu karsima alip ciddi ciddi konusuyorum, özür dilerim Efsun hic üzmiycem bidaha seni diyor, bakiyosun ertesi gün yine ayni! Tabiiki 3,5 yasindaki cocuktan süper bir performans beklemiyorum ama kresten aldigim zamanda kosarak uzaklasirken, Leon Can diye seslendigimde durmasini istiyorum. Yanlizken problem yok, kresten aliyorum güle oynaya eve geliyoruz. Eger baska bir annede aliyorsa cocugunu ve bu cocuk Leon Can’in arkadasiysa cosuyor bizim oglan! O zaman anneyi görmüyor hic gözü! Tabii duymuyorda ayni zamanda! Leon Can’dan büyük cocugu olan arkadaslar, deli annem örnegin, oldumu sizdede böyle evreler? Neler yaptiniz bu durumda? Sanki bir sinava hazirlanirsin, hazirlanirsinda o sinav günü geldiginde aklinda hic bir sey kalmaz ya öyle oluyor iste bana, okudugum binlerce sayfa kitaptan hic birsey kalmamis sanki aklimda…
Bu asiliklerinin yaninda icimi eriten halleride olmasa iyice timarhanelik oluruz herhalde:)
En nihayetinde kendime gelince, dogumgünümde fotografcilik kursu hediye aldim, ona basladim. Dün ilk exkursionumuz vardi. Zevkli gecti, ilerletmeyi cok istiyorum, benimde güzel fotograflarim olsun:) Örgü, incik, boncuk derken baska bir yöne kanalize olmak istedim, yapacagim iside bilerek yapayim dedim. Kendimle ilgili olan bitenler kisacik bir paragrafla sinirli ne yazikki, cünkü is, güc, ev hep ayni degisen birsey yok hayatimda…
6 Nisan 2011 Çarşamba
Cocugumuzu koruyalim..
Bir ara Nurturia’da yazmistim kreste bir workshopa katildigimi. Cocuklarin kendilerini korumalariyla ilgiliydi. Cok faydali seyler anlatti workshopu düzenleyen kisi. Yazacaklarimi onun agzindan yaziyorum sanki ben ahkam kesiyormusum gibi olmasin yani. Günlük hayatta belkide farkinda olmadan yaptigimiz bir ton yanlistan bahsetti. Bunlardan biri örnegin cocuklari c.ipla.kk.en sevmemiz, giyinik olsalar bile p.opo.lar.ini mincirmamiz falan. Ke-sin-lik-le yapmayin diyor uzman kisi, cocuk annem babam yapiyor nasilsa bu amcanin yapmasindada sakinca yok diye düsünebilir. Bizim millette cok vardir ya böyle sevme sekli. Ben Leon Can’in göbegini acip öperdim yada yüzümle göbegini gidiklardim, hic yapmamaya karar verdim.
2. Cocuklari baskalariyla özelliklede onlarin konusmak yada selamlamak istemedikleri kisilerle konusmaya zorlamayin. Bizde vardir ya, hadi ama abiye yada amcaya elini ver bi akilli cocuk ol merhaba, hosgeldin de, falan. Ayni bunlari tarif etti uzman kisi. Zor-la-ma-yin!
3. Biraz büyüyüpte sokakta tek baslarina dolasmaya basladiklari zaman yada bir alisveris merkezinde gözden kaybolduklari zaman yanlarina yaklasan kisi eger onlarla konusma ortami yaratmaya calisirsa ve cocuk kendini bu durumda iyi hissetmezse „rahat birakINIZ beni“ seklinde bagararak cevredekilerin dikkatini cekmeyi basarabilir. Almanya’da „DU“ ve „SIE“ konusma sekli, (Türkiye’de „sen“ ve „siz“) kisiye hitap sekli cevrenin dikkatini cekmede basarili olur. Bir cocuk annesine yada babasina „beni rahat birakiniz!“ „lassen Sie mich in Ruhe!“ diye bagirmaz örnegin. Bizde pek sizli bizli konusulmadigindan Türkcede cok fark yaratmiyor sanirim ama burada fark ediyor iki hitap seklide.
4.Yaptigimiz en büyük yanlis „tanimadigin insanlarla konusma“ imis! Söyle bir diyalogtan örnek verdi uzman:
Adam: hey merhaba!
Cocuk: seni tanimiyorum seninle konusamam.
Adam: gel tanisalim o zaman benim adim xy … senin adin ne? Diye devam eden bir sohbet baslar…
Böylece cocuk konusmanin icine cekiliverir birden…
Dogrusu: „tanimadigin bir insan seni rahatsiz ederse, karninda kocaman bir tas varmis gibi hissedersen, rahat birakiniz beni diye bagirmaktan cekinme. Kacmaya yada karsindaki insana vurmaya kalkarsan o kisiyi kizdirabilirsin ve bu hic iyi olmaz oldumu“
Tabii teoride anlatirken insanin aklina mantigina yatan seyler pratikte ne kadar uygulanabilir bilinmez. Ben Leon Can’la bu sekilde konussam beni ne kadar anlar bilemem. Ayrica kacma ic güdüsü herkeste var, ben olsam bende kacarim diyorum kendi kendime.
Hergün haberlerde baska bir cocugun ölüm haberiyle karsilasiyoruz neredeyse, midem bulaniyor böyle seyler duydukca. Allah kimsenin basina böyle seyler vermesin.
2. Cocuklari baskalariyla özelliklede onlarin konusmak yada selamlamak istemedikleri kisilerle konusmaya zorlamayin. Bizde vardir ya, hadi ama abiye yada amcaya elini ver bi akilli cocuk ol merhaba, hosgeldin de, falan. Ayni bunlari tarif etti uzman kisi. Zor-la-ma-yin!
3. Biraz büyüyüpte sokakta tek baslarina dolasmaya basladiklari zaman yada bir alisveris merkezinde gözden kaybolduklari zaman yanlarina yaklasan kisi eger onlarla konusma ortami yaratmaya calisirsa ve cocuk kendini bu durumda iyi hissetmezse „rahat birakINIZ beni“ seklinde bagararak cevredekilerin dikkatini cekmeyi basarabilir. Almanya’da „DU“ ve „SIE“ konusma sekli, (Türkiye’de „sen“ ve „siz“) kisiye hitap sekli cevrenin dikkatini cekmede basarili olur. Bir cocuk annesine yada babasina „beni rahat birakiniz!“ „lassen Sie mich in Ruhe!“ diye bagirmaz örnegin. Bizde pek sizli bizli konusulmadigindan Türkcede cok fark yaratmiyor sanirim ama burada fark ediyor iki hitap seklide.
4.Yaptigimiz en büyük yanlis „tanimadigin insanlarla konusma“ imis! Söyle bir diyalogtan örnek verdi uzman:
Adam: hey merhaba!
Cocuk: seni tanimiyorum seninle konusamam.
Adam: gel tanisalim o zaman benim adim xy … senin adin ne? Diye devam eden bir sohbet baslar…
Böylece cocuk konusmanin icine cekiliverir birden…
Dogrusu: „tanimadigin bir insan seni rahatsiz ederse, karninda kocaman bir tas varmis gibi hissedersen, rahat birakiniz beni diye bagirmaktan cekinme. Kacmaya yada karsindaki insana vurmaya kalkarsan o kisiyi kizdirabilirsin ve bu hic iyi olmaz oldumu“
Tabii teoride anlatirken insanin aklina mantigina yatan seyler pratikte ne kadar uygulanabilir bilinmez. Ben Leon Can’la bu sekilde konussam beni ne kadar anlar bilemem. Ayrica kacma ic güdüsü herkeste var, ben olsam bende kacarim diyorum kendi kendime.
Hergün haberlerde baska bir cocugun ölüm haberiyle karsilasiyoruz neredeyse, midem bulaniyor böyle seyler duydukca. Allah kimsenin basina böyle seyler vermesin.
10 Mart 2011 Perşembe
Günesli bir gün...
Müsterilerin telefonlarina cevap verirken bir yandan, bir yandan günesin gözümü kör etmesine izin veriyorum:) Bu sabah sanirim ilk defa yola cikarken karanlik degildi yada ben bunu ilk defa tam anlamiyla farkettim. Ne güzel günler uzuyor artik… Günesli bir günün Pazartesi olmasi koymuyor insana dogrusu…:)
Mart sonundan nisan sonuna kadarTürkiye’de Leon Can. 2. experiment annesiz babasiz:) Ilki iyi gecmis sayilirdi onun icin ikinciye cesaret ettik. Ilkinde gerci hastalanmisti kücük adam ve bana biraz küsmüstü sanirim onu yanliz biraktigim icin ama yinede iyi gecmisti… Simdi yine Thomas’la gidecek ve ben onu alip gelicem. Gidecegi, ucaga binecegi icin cok seviniyor. Ben iki hafta yanlizim evde. Yarim kalmis ne varsa bitiricem. Sonra hoop Efsun’da Türkiye yolcusu kismetse. Örgülerimi bitiricem önce sonra tuval aldim kendime resim yapicam (önce bir fikir bulmam lazim resmi yapabilmek icin:))
Bugün Nurturia’da bloglarin kapandigini ögrendim, Allah’im nereye gidiyor bu memleket!? Sacmalik diz boyu! Manyak mi bu insanlar, böyle bir fiilin amaci ne olabilirki, susturmak mi insanlari!? Ne olacak peki? Herkes blogunu wordpress e mi tasiyacak, ben buradan girebiliyorum, o zaman Türkiye’deki arkadaslarim okuyamayacaklar beni:( Haftasonu bu olaya bir el atip bende tasinayim bari… Memleketin geldigi duruma bak ya…
Günesli pazartesinin üstünden ne cok pazartesi gecmis, ben hala bitirmemisim yazimi. Bugün sabah yola cikarken icime cektigim hava, bana Antalya animasyon günlerini hatirlatti. Kampa girdigimizde sabah kalkip kosardik, canimiz cikardi ama cok güzel günlerdi, hayatimda unutamayacagim günlerdi onlar… Iste bu sabahki havayla ozaman icime cektigim hava ayniydi sanki, yagmurlu, yesillik kokulu… Mini Club animatörüydüm ben, yazin 50 derece hissedilen sicaginda 70 cocukla cocuk oyunu cikartan:) Leon Can’in beni cikdirttigi zamanlarda nasil calismisim ben o kadar cocukla demeden edemiyorum yani:)
Leon Can bu hafta hep evdeydi, babaanneyle dede baktilar. Biraz soguk alginligi söz konusuydu gecti simdi. Dün eczaneye ugradim cocuk vitamin sorayim dedim, biz hic kullanmadik cevremde cok kisi var kullanan,. Eczaci bayan cocuk herseyden yiyorsa, sebze, meyve, balik, et hic gerek yok dedi vitamin falan. Sokaga atilmis para diyede ekledi. Kararsiz kaldim biraz sonra hak verdim kadina, Leon Can’in yemesi bana cekmis, cogunlukla yemekle problemi yok. Ne demisler günde bir elma doktoru evden uzak tutarmis:)
Leon Can gecen hafta midesini bozmustu, virus varmis kreste bir gün boyunca ne yediyse kusmustu. Ertesi gün bana iyi oldugunu anlatmaya calisirken “kus yokmadi” dedi güldürdü beni Türkce yetenegi kocaman oglum benim:)))))
Mart sonundan nisan sonuna kadarTürkiye’de Leon Can. 2. experiment annesiz babasiz:) Ilki iyi gecmis sayilirdi onun icin ikinciye cesaret ettik. Ilkinde gerci hastalanmisti kücük adam ve bana biraz küsmüstü sanirim onu yanliz biraktigim icin ama yinede iyi gecmisti… Simdi yine Thomas’la gidecek ve ben onu alip gelicem. Gidecegi, ucaga binecegi icin cok seviniyor. Ben iki hafta yanlizim evde. Yarim kalmis ne varsa bitiricem. Sonra hoop Efsun’da Türkiye yolcusu kismetse. Örgülerimi bitiricem önce sonra tuval aldim kendime resim yapicam (önce bir fikir bulmam lazim resmi yapabilmek icin:))
Bugün Nurturia’da bloglarin kapandigini ögrendim, Allah’im nereye gidiyor bu memleket!? Sacmalik diz boyu! Manyak mi bu insanlar, böyle bir fiilin amaci ne olabilirki, susturmak mi insanlari!? Ne olacak peki? Herkes blogunu wordpress e mi tasiyacak, ben buradan girebiliyorum, o zaman Türkiye’deki arkadaslarim okuyamayacaklar beni:( Haftasonu bu olaya bir el atip bende tasinayim bari… Memleketin geldigi duruma bak ya…
Günesli pazartesinin üstünden ne cok pazartesi gecmis, ben hala bitirmemisim yazimi. Bugün sabah yola cikarken icime cektigim hava, bana Antalya animasyon günlerini hatirlatti. Kampa girdigimizde sabah kalkip kosardik, canimiz cikardi ama cok güzel günlerdi, hayatimda unutamayacagim günlerdi onlar… Iste bu sabahki havayla ozaman icime cektigim hava ayniydi sanki, yagmurlu, yesillik kokulu… Mini Club animatörüydüm ben, yazin 50 derece hissedilen sicaginda 70 cocukla cocuk oyunu cikartan:) Leon Can’in beni cikdirttigi zamanlarda nasil calismisim ben o kadar cocukla demeden edemiyorum yani:)
Leon Can bu hafta hep evdeydi, babaanneyle dede baktilar. Biraz soguk alginligi söz konusuydu gecti simdi. Dün eczaneye ugradim cocuk vitamin sorayim dedim, biz hic kullanmadik cevremde cok kisi var kullanan,. Eczaci bayan cocuk herseyden yiyorsa, sebze, meyve, balik, et hic gerek yok dedi vitamin falan. Sokaga atilmis para diyede ekledi. Kararsiz kaldim biraz sonra hak verdim kadina, Leon Can’in yemesi bana cekmis, cogunlukla yemekle problemi yok. Ne demisler günde bir elma doktoru evden uzak tutarmis:)
Leon Can gecen hafta midesini bozmustu, virus varmis kreste bir gün boyunca ne yediyse kusmustu. Ertesi gün bana iyi oldugunu anlatmaya calisirken “kus yokmadi” dedi güldürdü beni Türkce yetenegi kocaman oglum benim:)))))
14 Şubat 2011 Pazartesi
Uzun bir aradan sonra...
3 yas 4 ay itibariyle Leon Can’dan haberler vereyim dedim. Kreste ilk veli toplantimizi yaptik, cagirip herkesle birebir görüsme yapiyorlar, cocugun gelisimi hakkinda bilgi veriyorlar. Leon Can’dan memnun ögretmenleri, gelisiminin yasinda seyrettigini söylüyorlar. Kalem tutmayi becerip kafadan bacakli insan yapabiliyor. Oyuncaklarini oynadiktan sonra söylemeye gerek olmadan topluyor (evde söylemek gerekiyor). Kiyafetlerini kendi giyip cikarabiliyor (evde sadece isine gelince). Evdede krestede kendi yiyor yemegini. Motorigi iyi, yasina uygun, bahcede denge tahtasinin üstünde yürümekte zorlanmiyor. Tek ayaginin üstünde ziplarken sallaniyor bazen. Motoriginin daha iyi olmasi icin „Kinderturnen“ cocuk jimnastigi önerdi ögretmen, bakacagim yakinlarda bir yerde bir kurs bulursam götürecegim. Öglen yemeklerini hep yiyormus, hatta bazen 2. tabagi istiyormus. Ögretmen daha ben sunu yemem dedigini görmemis ama evdede öyle, kereviz, yaprak dolmasi, bamya yiyor, ben yemezdim kücükken.
Onun disinda aklima gelenler, fantazisinin genis oldugunu söyledi ögretmen, kendi kendine sarkilar ve hikayeler uydurabiliyor. Yuvarlak cemberde toplandiklarinda sarkilarin ritmine el cirparak birebir eslik ediyor, bunda gittigimiz müzik okulunun etkisi büyük olsa gerek. Kurdugu cümleler düzgün ve anlasilir. Gayet anlasilan uzun cümleler kurup COK konusuyor dedi ögretmen, evet COK konustugundan bizimde haberimiz var:) Iki dille yetisen bir cocuk gibi degilmis, iki dille yetisen cocuklarda görülen tipik problemler, kekeleme, iki dilide yanlis konusma yada hic konusmama gibi durumlardan bahsetti ögretmen. Anne vir vir durumda gezince cocukta böyle oluyor herhalde:)
Veli toplantisindan sonra isik, renkler ve yanilsamalarin konu oldugu bir deney günü yapildi. Cocuklar cesitli aletlerle deney yapip kendilerine gözlük falan yaptilar. Kocaman bir perdede gölge oyunu yaptilar, gölgenin nasil olustugunu anlamaya calistilar. Gölge ile ilgili hos bir fikir gördüm orada. Görünmez memory oyunu:) Biraz kalincana resim kagidindan kareler kesip aralarina aluminyum folyodan kestiginiz sekilleri yapistiriyorsunuz, iki kareyi arasinda aluminyum folyoyla yapistirdiktan sonra isterseniz bu kartlari lamine ettiriyorsunuz. Cocuklar isiga tutup görebiliyor kartlarin icinde ne oldugunu. Masaya koyunca kartlarin iki yanida beyaz görünüyor. Ne ilginctirki cocuklar kartlara isikta baktiktan sonra tersini cevirip koyuyorlar masaya, gercek memory oynuyormus gibi:)
Hastaliklardan basimizi alamadigimizdan bayagi zayiflamisti Leon Can, iskelet or gibi olmustu, simdi yiyemedigi zamanin acisini cikartircasina yiyor. Dün tarttim 16 kg olmus. Kendine geliyor yani:)
17 Ocak 2011 Pazartesi
Ilk antibiyotik...
Ilk antibiyotigimiz vatana millete hayirli olsun! 3,5 senedir cocugunun bir kez bile antibiyotik almadigini anlatan bana Allah al iste dedi! Leon Can’a obstruktif bronsit teshisi 2-3 hafta once kondu, doktor bronslari acici bir damlayla once tedavi etmek istedi. Aslinda bir kac gün icinde gectide öksürügü falan. Taa ki cumartesiye kadar, Cumartesi hepberaber Mannheim ‘a gittik, yolda uyudu Leon Can, biraz basim agriyor falan diyordu ama öksürük hapsirik hic birsey yoktu. O günün gecesi atesi birden bire 41 e cikti! Anne cok üsüyorum ben demeye basladi, soyduk, islak havlu falan koyduk, ates düsürücü surup verdik. Atesi biraz düser gibi oldu ama Pazar günü ayni yükseklikte devam etti. En sonunda acilde aldik solugu, 10 metrekarelik bir odada baska cocuklarla beklemek bunaltti bizi, icerinin havasi cok kötüydü ama disarda yagmur yagdigindan cikamadik disari. Neyse bize sira gelince girdik muayene odasina. Leon Can’a önceden söyledim, doktor sorarsa söyle nerenin agridigini oldumu annecim dedim. Doktor iceri girince basladi anlatmaya, basinin, karninin ve agzinin agridigini söyledi, muayene ederkende derin derin nefes aldi, doktorun cok hosuna gitti. Aferin sana ne kadar uslusun sen diye sevdi Leon Can’i.
Dün aksam antibiyotik surubunu icmek istemedi elime vurdu, surup banyoda heryere döküldü. Cok kizdim, zaten hastayim sabrim tasti, bagirdim Leon Can’a cok agladi… Surubu icti sonunda. Sonra ben uyuycam Efsun dedi, odasina götürdüm. Üzerini giyinirken geldi sarildi bana, oturdu yanima, ne güzel t-shirt ün var senin, hirkanda, ojelerinde cok güzel, (yüzümü oksayarak) sen cok güzelsin Efsun, seni cok seviyorum dedi. Bende pismanlik diz boyu! Niye bagirdim ben ona, hasta o, ufacik hasta bir cocuk, minicik elleriyle beni seven… Vicdan azabi…
Allah’im insan ne kadar iyi yapmak isterse bir isi o kadar bocaliyormu ne?? Yada iyi yapmaya calismamakmi lazim, oluruna mi biraksak, nasil yapsak??? Hastayim ya duygusalim…
Tam bitti hah simdi yayinlayayim darken giriyor araya birseyler, bu seferde ben yattim yatak dösek. Bugün geldim ise ama, ögleden sonra tekrar gidecegim doktora. Bu sure zarfinda iyilesti Leon Can, gayet zip zip geziyor:) Her ihtimale karsi evde kalacak bu haftada, annemin biletini uzattik ay sonuna kadar. Ne yapardik anneanne olmasaydi bilemiyorum.
Dün aksam antibiyotik surubunu icmek istemedi elime vurdu, surup banyoda heryere döküldü. Cok kizdim, zaten hastayim sabrim tasti, bagirdim Leon Can’a cok agladi… Surubu icti sonunda. Sonra ben uyuycam Efsun dedi, odasina götürdüm. Üzerini giyinirken geldi sarildi bana, oturdu yanima, ne güzel t-shirt ün var senin, hirkanda, ojelerinde cok güzel, (yüzümü oksayarak) sen cok güzelsin Efsun, seni cok seviyorum dedi. Bende pismanlik diz boyu! Niye bagirdim ben ona, hasta o, ufacik hasta bir cocuk, minicik elleriyle beni seven… Vicdan azabi…
Allah’im insan ne kadar iyi yapmak isterse bir isi o kadar bocaliyormu ne?? Yada iyi yapmaya calismamakmi lazim, oluruna mi biraksak, nasil yapsak??? Hastayim ya duygusalim…
Tam bitti hah simdi yayinlayayim darken giriyor araya birseyler, bu seferde ben yattim yatak dösek. Bugün geldim ise ama, ögleden sonra tekrar gidecegim doktora. Bu sure zarfinda iyilesti Leon Can, gayet zip zip geziyor:) Her ihtimale karsi evde kalacak bu haftada, annemin biletini uzattik ay sonuna kadar. Ne yapardik anneanne olmasaydi bilemiyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)