30 Eylül 2009 Çarşamba

Cakma Paella:)


Selam bugün cakma Paella tarifim var:) Cakma diyorum cünkü orijinalinde tavsan eti var ama ben tavsan yemiyorum (yaziiiikkk), o yüzden sadece tavuk ve karidesli versiyonu benim yaptigim, bolda zencefilli bu arada:) Leon Can cok sevdi, oglumun damak tadi bana cekmis hihihi tam 2 kase yedi:) Hadi bakalim kolay gelsin...

Cakma Paella

2 bardak pirinc
500gr. tavuk gögsü
2 dal yesil sogan
10 dis kadar sarimsak
250gr. mini karides
bir ceviz büyüklügünde kabugu soyulmus taze zencefil
safran

Pirinci kaynar ve bol tuzlu suda 30 dak. kadar bekletip güzelce yikayin. Pirincler bir kenarda beklerken, tavuk gögsünü kusbasi dograyip ince kiydiginiz soganlarla ve soyulmus ama bütün sarimsaklarla pisirin, dikkat edin cok pismesin sertlesir yoksa, 5 dak. kadar cevirseniz yeter. Tavugu tencereden alip pirinci alin ayni tencereye ve az yagda güzelce kavurun. Pirincinize göre suyunu, safranini ve rendelenmis zencefilini koyun, kenara aldigimiz tavuklari ve cig karidesleride pilava ekledikten sonra kapagini kapatin. Pistikten sonra, dahada dogrusu suyunu sonuna kadar cekmeden altini kapatin ocagin. Bu pilavin özelligi piserken karistirilmamasi. Ispanyol bir arkadasimdan ögrendim, dibi hafif citir olan Paella en makbul olaniymis:) Nefis oluyor denemenizi tavsiye ederim.

Afiyet olsun

28 Eylül 2009 Pazartesi

Ask...




Cok yorgunum coook… Esasen hergün biraz yorgunum ama bugün yorgun olmamin tek sebebi „Ask“ tir… Babam gelirken getirmisti kitabimi. Tipik bir ikizler burcu olarak bes kitap birden ayni anda okudugum icin, cokta yol katedememistim. Su son günlerde, sona yaklastikca elimden birakamaz oldum „Ask“i. Dünde erkenden yattim ama gec saate kadar oku oku, bu sabahta Leon Can 05.15 te uyandirdi beni, hazirlandik falan derken baktim vakit var oturdum bitirdim kitabi.


Bu kitabin bende cok özel bir yeri oldu dogrusu. Gercek mekanlarda, gercek kisilerle yazilmis kitaplar favorimdir, Dan Brown’in kitaplarinida begenirim bu yüzden. Ögrenciligim Konya’da gecti benim, Konya cok güzel bir sehir aslinda. Türkiye’de gecekondulasma olmayan tek sehir gibi bilgi kalmis aklimda. Cok güzel günlerim gecti Konya’da, ögrenciligin ve ilk defa evden ayrilmis olmanin özgürlügü hep aklimda hos bir ani olarak kaldi. Kitabi okurken hep o günleri düsündüm hep. Mevlana senliklerinde paramiz olmadigi icin kapidaki görevliye „amca biz ögrenciyiz n’olur girip izlesek“ deyince bizi iceriye almasi, sonra icerideki görevlinin elimizdeki Pentax fotograf makinesini görünce bizi gazeteci sanmasi ve semazenlerin döndükleri alana yöneltmesi, bizimde semazenleri diplerinden izleme firsati bulmamiz inanilmazdi dogrusu. Bunlar hep aklimda kalsin istiyorum, hic unutmayayim… Kitabi okurken dedim ya o günler aklima geldi, oturdugum apartmandaki yan komsumu aradim. Önce telefon numarasini buldum tabii, arayinca cok sevindiler. Eski günleri yad ettik, bana özlüyormusun buralari diye sordu. Özlememmi, hemde cok… En cok ta Thomas’a göstermek istiyorum oralari. Simdi cok modernlesmis diyorlar, 10 senedir görmedim ben Konya’yi. Mevlana’ya gitmek istiyorum, mümkün olursa senlikleri izlemek istiyorum. Istiyorumda istiyorum anlayacaginiz. Arkadaslar Konya’ya gidin ve o mistik havayi soluyun derim ben size. Mevlana’yi, Kadinlar Pazari’ni, Meram’i gezin. Alaaddin Tepesi’nde benim yerimede bi cay icin. Tramvaylari seyredin, dalin iyice sehrin icine, baska bir gözle görün etrafinizi...


Biz buralarda biraz geriden takip ediyoruz, herkes okumustur ama ben yinede okumayanlara siddetle tavsiye ederim „Ask“i. Özellikle kirk kurali iyice sindirelim icimize, hepsini tekrar tekrar okuyacagim. Bence „Ask“ bir roman olmaninda ötesinde bir hayat ögretisi herkese…

25 Eylül 2009 Cuma

Balik köftesi


Hemen yazayim dedim, sicagi sicagina:) Bu aksam Leon Can'in afiyetle lüplettigi balik köftesi yaptim, yanindada sütlü sebze. Ben köfteyi cok begendim, ilk defa yapmistim, bundan sonrada yaparim artik. Leon Can'da tam 4 tane yedi:) Gelelim malzemelere:


Balik Köftesi


500gr. derisi soyulmus fileto somon baligi

1 yumurta

göz karari ufalanmis bayat ekmek yada galeta unu

2 dal yesil sogan

1 avuc kadar maydanoz

tuz


Baligi robotta cektikten sonra bütün malzemeleri güzelce yoguruyoruz. Elimizi islatip köfte sekli veriyoruz ve cok az yaglanmis teflon tavada kisik ateste pisirip, bir güzel afiyetle yiyoruz:)


Afiyet olsun

22 Eylül 2009 Salı

Bayrami biraktik geride...

Bayrami geride biraktik, bizim bayram basladigi gün sona erdi ve yerini is güc telasina birakti… Pazar günü güzel bir gün gecirdik, cok fazla birsey yapmadik. Leon Can bayramlik kiyafetlerine cok sevinmedi ama ona Türkiye’den aldigim kislik ayakkabilari görünce coook sevindi. Bizi ziyarete gelen alt komsuma (Roswitha) „schöne Schuhe, schöne Schuhe“ = güzel ayakkabi, güzel ayakkabi deyip durdu. Günün sonundada ayagindan cikarmak istemedi. Ayakkabilari simdi salonun bas kösesinde duruyorlarJ

Onun disinda tatli yapma planlarim suya düstü, daha dogrusu ben suya düsürdüm. Simdi yapsam iki kisi yiyecegiz bir tepsi tatliyi, alacagiz kilolari. Onun icin vazgectim vede ramazandan kalan güllacimizi yaptim. Hic olmazsa sütlü tatli, sekerinide az koydum. Daha bir icimiz rahat yedikJ

Bayramin geldigini cok fazla hissetmedik, belki burada aile, akraba, tanidik olsa daha güzel gecerdi diye düsünüyorum ama yok iste… Cumartesileri bizim evin yakinina semt pazari kuruluyor, semt pazari deyince büyük birsey zannetmeyin, iki sebze, bir cicek ve bir peynir, zeytin standindan ibaret kendisi. Cicekci ve peynirci Türk, gittim cumartesi yanlarina kutladim bayramlarini. Sasirdilar… Leon Can’i sevdiler, aa sarisin hic Türk’e benzemiyo falan diye alisik oldugum muhabbetleri yaptilar. Biraz olsun sohbet etmek hosuma gitti dogrusu, özlemisimJ Ah birde gecen hafta krestede buna benzer bir sey oldu. Leon Can’i sabah birakirken bir babada oglunu getirmisti. Ayni günün ögleden sonrasi almaya gittigimde minisi, bu seferde cocugun annesi gelmisti almaya. Bende Leon Can’la türkce konusunca, sasirdi kadin, „aa Leon Can türkce anliyormu??“falan oldu. Benim kocam da Türk’te diye devam etti sohbet… Simdi kocasi cocugu krese ilk getirdiginde Leon Can’i görmüs. Eve gidince alman esine kreste bir cocuk gördügünü, Türk’e hicmi hic benzemedigini ama isminin Can oldugunu anlatmis. Birde üstüne üstlük Leon Can’la türkce konusupta benim minik adam anlayinca dahada sasirmisJ Beni burada pek Türk’e benzetmiyorlar, Leon Can’i da mütemadiyen. Hep ayni sorularla karsilasiyoruzJ Sanki sarisin mavi gözlü Türk hic yok dünyada…Insanin kliselerle ugrasmasi zor velhasil!! Birde benim 8 senedir burada olduguma inanmayanlar var, „olamaz canim, kesin burada dogmussundur sen“ gibi geyiklerde dönmüyor degil.Ya böyle iste, konu nereden nereye geldi. Bende bircok insanla muhatap olup gicik olacagima, birkac tane arkadasimla ufak seylerden mutlu olmayi yegledim kisacasiJ Thomas bir Türk’le tanismis, cat pat tükcesiyle sohbet etmek istemis adamla, yanlarindaki bir adam, „lütfen almanca konusurmusunuz, Almanya’da yasiyoruz neticede“ diye tersleyivermis bunlari! Insanlar hala nelere takiliyorlar degilmi!! Neyse bende yine bir dokun bin ah isit duygusal durumlari söz konusu, bayram falanda girince araya böyle oldu iste…

Benden simdilik bu kadar. Leon Can’in 2. Dogumgünü yaklasiyor, hediye konusunda kararsizim, abartmak istemiyoruz hic bir sekilde. Ne alcagimiza karar veremedik henüz, alet edevat cantasi alalim diye düsündük ama varsa önerileriniz cok sevinirimJ Sevgiler…

17 Eylül 2009 Perşembe

Bayram...

Bu sefer Leon Can biraz farkina varacak galiba bayramin:) Bugün bayramliklarini aldik, oldugu kadariyla geleneksel kutlamak istiyorum ramazan bayramini. Ne tatlisi yapsam diye düsünüyorum, kalbura basti yapabilirim ama oturup hepsini yemekten korkuyorum:)Islerim cok yogun cok yoruluyorum ve spor adina acikcasi hic birsey yapmak istemiyorum, tembelim bu konuda. Evde neler yapabilirim onu düsünüyorum... Kitap siparis listemde Dilara Kocak'in Afiyetle Diyet kitabida vardi, okudum ama uygulamayada gecirmek lazim tabii:) Neyse bayramlik birseyler yazayim diyordum kilolara geldik birden. Yine buruk bir bayram gecirecegiz ama bu sefer üc kisi kutlayacagiz, diger bayramlardada üc kisiydik, hatta bir keresinde Türkiye'ye gidebilmistik ama Leon Can cok ufakti. Oooh simdi bayramliklar falan bakalim neler yapacak:)

Bu arada Leon Can'a ismini sorunca Leon Can diyor önce sonrada Osman Niyazi!!! Cikita Osman ve astronot Niyazi diyorum ya ondan. Kimlik bunalimina girmesin bide cocuk???!!! Bide kendini astronot falan zannetmeye baslar, yandik ozaman! Yeliz dikkat et Ilyas'da bigün Hüsnü demesin adin ne diye sorunca:)) Cok komik valla!:)

Ask-i Memnu'yu da izledik tamam, Efsun kacar yani. Bu arada Ajda Pekkan "Bir günah gibi" düeti süper, cok begendim! Ama yuh artik diyorum! Bakalim Besir ne anlatacak, heyecan yaptiriyorlar insana yav! Uykusuzluk basima vurdu galiba hertelden bir yazi oldu! Bu arada Yaprak Dökümü'nede gicik oluyorum artik, suyu cikti dizinin, bir sey tutulunca halletmekte üstümüze yok valla. Melekler Korusu'nu begeniyorum. Birde haftasonlari bir gün galiba atv'de Kültür Asi diye bir program yayinlaniyor, onuda begenerek izledigimi belirtmek istedim. CSI:NY 'unda yeni sezonu baslamis, sevindim:) Iyi geceler...

13 Eylül 2009 Pazar

Bizden haberler:)

Leon Can havuzda görüldügü üzere:)


Dedeyle mac izliyor buradada...

Annenin isyerini karistiralim birazda:)


Herkese günaydin diyerek baslayayim yazima, bitirmem ögleni bulur herhalde yineJ Kapkaranlik bir Pazartesi sabahina uyyandik bugün, kisin dahada yaklastiginin habercisi bu karanlik ve islak hava. Türkiye’yi vuran yagmurlar buralarada geldi, yoksa hic gitmemismiydiki… Bu sabah Leon Can’a kislik kabanini giydirdim sabah, soguktu biraz. Leon Can’daki degisiklikleri yazacaktim geceyim hemen konuma. Leon Can’in söyledigi seyler dahada artti. Artik 3. sahisida kullanmaya basladi. Baba dedi, anne dedi gibi. „Mama, Papa sagt, essen“ diyor mesela, (anne baba yemek dedi) demek istiyor. Birde karisik cümleler kuruyorki cok komik oluyor, örnegin dedesi birsey dökmüstü, bunu gören Leon Can „ Mama dede dök macht“ (dede döktü) dedi hepimizi güldürdü. Dün aksam yemekte:


Thomas: Leon Can essen, magst du Kartoffeln essen? (Leon Can ye hadi, patates yermisin?)

Leon Can: Nein, Leon Can keine kartafool!! (hayir Leon Can’a patates yok!) Essun, Papa sagt kartafool! (Efsun baba patates diyor!)

Efsun: Leon Can patates yermisin??

Leon Can: Jaaaaaa, güzel patates!!!

Efsun: HeheheeJ


Aksam yemegi diyaloglarimiz cogunlukla bu sekilde oluyor! Babanin dedigine önce hemen bir hayir deniyor, sonra anne sorunca ok veriliyorJ Böylece baba kiskandiriliyorJ


Ah birde büyüdü artik Leon Can, aksamlari artik masal istemiyorJ Simdilerde, son bir kac gündür yanliz yatmak istiyor. Daha dogrusu yanliz uykuya dalmak istiyor. Daha önceleri Thomas masalini okur iyi geceler der cikardi (yada cogunlukla kendi uykuya dalardiJ) simdi Leonm Can’I yatagina Alis’in yanina yatiriyoruz, iyi geceler deyip cikiyoruz. Birde isigin acik kalmasini istiyor uykuya dalarken. Öncede sadece gece lambasiyla uykuya dalardi. Isigi acik birakmamizi istemesinin sebebi, büyük ihtimalle Alis’e kendisinin kitap okumasi. Kitabiyla giriyor yataga, basliyor anlatmaya, miril miril. Yaklasik yarim saat sonra kesiliyor mirildanmalar. Ozaman gidip isigi söndürüyorum. Bakalim daha ne kadar cok huy degistirecek benim kuzu… Birde Leon Can birlikte delirmeye cok uygun bir cocuk. Benle beraber oynarken, kahkadan gözlerinden yas geliyorJ Tam deliriyoruz yani, anneyede lazimmis diyor görenlerJ Gecen gün fonki fonki diye pesinden kosup duruyordum evde, anlami yok fonkinin uydurdum kafadan, durdukca “Mama nochmal fonki, nochmal fonki” (bidaha fonki, bidaha fonki) diye cildirdi kahkahadan. “Nütfen anne bidaa fonki, nütfeeennn” Delisiniz diyor Thomas, görenler delirmis dermis bizeJ


Tuvalet maceramiz devam ediyor, haftaici kresten dolayi biraz zorlaniyorum ama haftasonu daha rahat kontrol edebiliyorum. Cisini tesadüfen yakaliyoruz hala. Aslinda kendi kendine diyor, tuvalate gitmek istedigini ama oturuncada klozete pek birsey yapmiyor, sanirim orada oturmak hosuna gidiyor. Olsun otursun bakalim. Komsum birgün büyük bir gururla iki yasindaki kizinin artik lazimliga yaptigini anlatti. Nasil becerdin dedim, nasil olacak bagirip cagirarak demezmi!!! Sok oldum!! Bak lazimliga yapmazsan seni kurtlara veririm diye tehdit etmis cocugu, zavalli kizcagizL Sonrada kizinin uykusundan aglayarak uyanip, anneeee beni kurtlar yiyor demesine sasiriyor. Ya bu devirde bu kadar cahillik, pes dogrusu. Birde elinde bu kadar imkanlar varken! Üzülüyorum böyle cocuklara!


Lütfen cocuklar bagirip cagirilcak, sinirimizi onlardan cikarabilecegimiz objeler degiller. Kendine yapilmasini istemedigin birseyi kendi cocugunada yapma!!! Isyerimde hergün özlü sözler iceren bir takvim var, gecen hafta, „Cocuklar büyüyünce birey olmazlar, onlar zaten birey olarak dogarlar…“ yaziyordu, ne kadar dogru!! Hepinize güzel bir hafta diliyorum…

4 Eylül 2009 Cuma

Leon Can'in halleri...


Yine cumayi ettik arkadaslar. Leon Can bu dün ilk defa lazimligina kakasini yapti ( bu daha nazik nasil anlatilir bilmiyorumJ) Banu’nun tavsiyesine uyduk, önce bezine yaptigini tuvalete attik beraberce. Sonra oturdu lazimligina, ben daha önce beze biraz yaptigi icin yapmaz dedim ama yaklasik 10 dakikalik bir aradan sonra yapti en sonunda lazimliginaJ Hali cok komikti yanliz, aaa aaa diye diye bi hal oldu, cok sasirdi, hemen onuda tuvalete atmak istedi. Artik merasime, lazimligin bir kenarindan o tuttu falan, bosalttik lazimligi tuvalete. Sonra kafayida klozete sokmak istedi ama, yakindan incelemek icin herhaldeJ, neyse zamaninda engelledimJ.



Leon Can 23. Ayinda 13 kg oldu. Bundan önce 11-12 arasi gidip geliyordu. Biraz tombullasti sankiJ Hemen hemen herseyi yiyor, pilav hala favorisi. Köfte, sebze tava, meyve cok seviyor. Sabahlari kahvaltimizi cabuk yapmamiz gerektigi icin, muzlu, yumurtali, peynirli sütümüzü yiyoruz. Öglen krese götürdügü beslenmesini yiyor, aksamda cogunlukla pilav, makarna, köfte, kiymali bir yemek yada hepsinin icinde bulunduran bir corba yiyor. Ara ögünlerdeki elmalari, muzlari da unutmamak lazim. Yemesi iyi bana gore. Cok kilolu olmasinada gerek yok zaten bence. 16 tane disi cikti onun icin cignemekte zorluk cekmiyor.



Acayip bir enerjisi var, hic bir seyi yavas yapmiyor, cok tezcanli herseyi kostur kostur yapiyor. Kresteki ögretmenleri bayagi zorluyor bu konuda cünkü onlarinda onunla beraber kosturmasini istiyor! Sulugundan su ictikten sonra agzini mutlaka kapatiyor, koltuktan inerken yere birsey düsürmüsse onu mutlaka alip geri yerine koyuyor ve beni en cok sasirtan sey ise ona göstermedigimiz halde kagitlari kagit cöpüne atiyor. Birde üzüldügü zaman kafayi bir yere koyup sniff sniff ic cekiyor cok komik gözüküyor, sonrada Leon Can küsmüs diyor. Annem, kuzum diye seviyor beni, icim eriyor iste o zamanJ Sabah ise giderken babasini öpüyor, sonrada “Mama auch öpücük” diye babayi benimde öpmemi istiyor, anne sende öp diyorJ



Zaman ne kadar cabuk geciyor…Insanin neye üzüldügü, neye sevindigi, hayatindaki sorumluluk anlayisi nasil degisiyor… Cok güzel duygular bunlar…

Not: Leon Can'in "normalde" yatis seklini görüyorsunuz arkadaslar:) Simdi ben yataginin parmakligini nasil kaldirayim?? Babamin yataginda yatmak istemisti, bu manzara cikti ortaya, birkeresindede abartmiyorum oradan inip yere yatmis boylu boyunca:) Bi alem bu cocuk valla:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails