29 Mart 2009 Pazar

Gülümse bakalim...

Poz verince böyle gülümsüyor kameraya

Gül bakalim:)

Evet Leon Can'a fotograf cekilirken gül bakalim deyince böyle yapiyor suratini, cok hosuma gidiyor, güzel ve umarim günesli bir haftaya baslarken sizleride gülümseteyim dedim. Artik anliyoruz ya poz falan veriyoruz:) Benimde onun gülen suratini yiyesim geliyor!:)

Sevgiler ve iyi haftalar...

Zeytinyagli kereviz

Buda benim zeytinyagli kerevizim, evde en cok ben severken, Thomas'ta eh iste yerken bana bir tane daha arkadas cikti kereviz konusunda. Leon Can kerevizi seviyor, buda beni pek bir sasirtiyor, simdiye kadar kereviz seven bir cocuk pek görmedimde:) Ama simdilik sebze sevdigi icin mutluyum, bunda belki beslenmede tatliya bilhassa cikolataya henüz yer vermemis olmamizin belki bir payi vardir. Neyse buda benim tarifim, aslinda cok basit ama tadi güzel bir yemek:

Zeytinyagli kereviz


1 büyük boy kereviz
2 orta boy havuc
1 sogan
3 dis sarimsak
1 kase taze bezelye
4 mandalinanin ve 1/2 limonun suyu
tuz, cok az seker

Ben soganlari ve sarmisaklari kavurmuyorum, malzemelerin hepsini cigden tencereye koyup önce yavas yavas kendi suyunda pisiriyorum, daha sonrada mandalina suyunu katiyorum. Mandalinayida portakal olmadigi zamanda kullaniyorum, hos oluyor. Kerevizleri önce dilimledim sonra ortalarini oydum ve havucu yerlestirdim. Benim gördügüm tarifte, elma cekirdegini cikarmaya yarayan bir aletle bütün kerevizin ortasini bir havuc sigacak kadar oyup, havucu yerlestirip dilimlemislerdi kerevizi. Afiyet olsun...

28 Mart 2009 Cumartesi

Puppe ile Donk Donk:)


Selam arkadaslar bayagidir yazamadim, malum yolculuk telasi. Birde THY gecen gün arayip ucusumuzun iptal oldugunu söyleyince bizim telas hafif bir panige dönüstü. Ama hallettik sonunda, Stuttgart yerine Frankfurt'tan ucacagiz artik ne yapalim.

Neyse gelelim bizim daha dogrusu Leon Can'in Puppe ve Donk Donk'una. soldaki örgü isi olan Puppe, cünkü Leon can öyle diyor ona, sagdaki ise Donk Donk, zavalli oyuncagi kolundan tutup yerden yere vururken donk donk dedigi icin öyle koyduk ismini:) Ikisinide Derya'da görüp yaptim. Donk Donk coraptan yapilma, galiba dündü, gösterdiler programda. Bende aksam hemen yaptim. Leon Can'in hosuna gitti.

Leon Can konusma konusunu bayagi ilerletti, bir cok kelimeleri tekrar ettigi gibi, kendi iradesiylede bazi kelimeleri söylüyor. Hallo, tschüß, melaba, auto, alaba, su, wasser, süt, anne, baba, papa, mama (yemek isteyince), anziehn (e 'siz), bir, eins, funf, kus, cay, tee , copa, suppo, su anda aklima gelenler. Her iki dildende kelimeler söylüyor minis. Türkceyide güzel ögrenmesi icin ben onunla türkce konusuyorum babasida almanca.

Bakalim anneanneye gidince neler yapacak...

Sevgiler iyi pazarlar...

20 Mart 2009 Cuma

Bebek bohcada...

Selam, uzun zamandir sizlere bebisimi tasidigim bohcami tanitacaktim bir türlü firsat bulamadim. Leon Can dogduktan sonra, onunla sehre giderken, cocuk arabasini almak istemedigim zamanlarda yada cabucak bir markete gidip geleyim durumlarinda, onu tasimak icin alternatifler aramistim. Bayagi bir arastirdiktan sonra bu bohcada karar kildim. Bizim, tarlalarda calisirken cocuklarini sirtlarinda tasiyan kadinlarimiz bosuna bohcada tasimamislar cocuklarini:) Örnegin hazir sekilde satilan ve burada kanguru tabir edilen bebek tasimaya yardimci sistem, bebegimizin tasima esnasinda dogal anatomik yapisina zarar verici özellik tasiyor ne yazikki. Bebislerin omurilikleri ve kalcalari henüz gelisme asamasinda oldugu icin, yanlis tasimadan kaynaklanan anatomik bozukluklulara rastlanmiyor degil. Bu bohcada tasinirken, bohca bebegin seklini aliyor, bebek icine dogru yerlestirildigi sürece zarar vermiyor minik bedenlere:)

Kisacasi ben bohcamdan cok memnunum. Tavsiye ederim!

Sevgiler
Efsun'un notu: Benim dogru düzgün bohcali bir fotografim olmadigi icin, yukaridaki fotografi Didymos'un kendi sayfasindan tedarik ettim.

18 Mart 2009 Çarşamba

Italyanca espresso baskadir...

Selam arkadaslar, bugün izin verdim kendime. Leon Can Thomas'la birlikteydi bende hem doktora gittim, hemde disarida dolastim biraz. Güzel havanin tadini cikardim:) Yazima bu basligi atmama sebep olan ocak üzeri espresso makinesi aldim, aslinda aparat demek mi dogru olur bilmem. Tchibo'danda kahve ooh süper:) Kahveyi kendimiz cekecegiz tabii evde, mutfak mis gibi yeni cekilmis kahve kokacak... Biz en cok bu aletle pisirilen kahveyi seviyoruz. Italyanlar en cok bunu kullaniyorlarmis. Tavsiye ederim espresso süper oluyor!

Sevgiler


15 Mart 2009 Pazar

Cheesecake-Käsekuchen


Selam arkadaslar, bugün pasta günüydü bizde, kendimize kolay bir kek, Thomas'a da isyerine götürmesi icin bir Cheesecake yaptim. Cheesecakimi paylasmak istiyorum sizlerle cünkü yapimi cok cok kolay:) ben bu pastanin tabanini sadece petibör bisküviden yapiyorum, isteyen hamurdanda yapabilir. Gelelim tarifime...


Cheesecake-Käsekuchen


Tabani icin:

150gr. petibör bisküvi
40gr. cekilmis badem
60gr. seker
1 paket vanilya
150gr. margarin yada tereyagi


Üzeri icin:

500gr light Quark-Türkiye'de labne peynirine denk düsüyor
1 cay bardagi sivi yag
150gr. seker
2 paket vanilya
1 paket vanilyali puding
3 yumurta
1/2 lt. süt


Tabani icin bisküvileri robottan gecirip eritilmis margarin ve diger malzemelerle güzelce karistiralim ve kelepceli yuvarlak kek kalibina genis bir kasikla bastirarak yayalim. Kenara alalim.

Üzeri icin tarifteki bütün malzemeleri güzelce karistiralim, biraz sivi oluyor, tarifte bir yanlislik yok korkmayin. Sivi malzemeyi kaliptaki bisküvi tabaninin üzerine dikkatlice dökelim. Firinin en alt rafinda 160 derecede 1 saat 10 dakika pisirelim. Firini kapatip kapagini acmadan 10 dakika daha pastayi dinlendirip firindan öyle cikaralim. Soguduktan sonra afiyetle yiyelim:)

Not: Fotografta pastanin kenari bayagi koyu cikti, yanmis gibi gözüksede öyle degil yani:)

Sevgiler

13 Mart 2009 Cuma

Günesli günler...


Selam arkadaslar su siralar blogumla pek ilgilenemiyorum, bunun nedenlerinden ilki havalarin cok güzel olmasi ve bizim cogu vaktimizi disarida gecirmemiz, ikincisi ise Leon Can'in icindeki canavar Chucky'nin her gecen gün dahada aciga cikmasi (bkz. foto) ve en ufak bir ilgisizlik durumunda ataga gecmesi:) Evet Leon Can cok fena bir dönemin icine girdi diyebilirim, umarim cabuk gecer... Su siralar her seye bir itiraz, bir inat durumu var bizim minisin. Bende cözümü kendimizi her gün sokaklara atmakta buldum, Allah'tan havalar su siralar cok güzel, günesli,
parkta enerjisini daha iyi harcayabiliyor minis oglan. Ona her baktigimda, her gecen gün neler ögrendigini görüyorum, sanki dün dogmus gibi... Zaman ne kadar cabuk geciyor... Allah bütün anne babalara cocuklarini bagislasin, mutlu ve saglikli bir ömür nasip etsin...


Sevgiler

7 Mart 2009 Cumartesi

Artik benimde dükkanim var...

Sanal tabiiki:) Bugün en sonunda uzun zamandir üzerinde düsündügüm ama bir türlü firsat bulupta acamadigim sanal dükkanimi actim arkadaslar!:) www.efsun.dawanda.com Türkiye'de böyle bir site varmi bilemiyorum ama gördügümde cok hosuma gitti, fikir edinmek icinde süper bir site diyebilirim. Simdilik dükkanimda sadece bir ürün var ama olsun azimliyim:) En kisa zamanda, yeni projelerimle dükkanimda olacagim!

Sevgiler

4 Mart 2009 Çarşamba

Ilkbaharmi geldi ne...


Arkadaslar pazar günü hava cok güzeldi ve biz Leon Can'la parka gittik. Uzun zamandir böyle güzel bir havaya hasret kalmistik, hep yagmur ,hep soguk... Neyse disari ciktik parka giderken yolun kenarinda birde ne göreyim, en sevdigim bahar cicegi, buradaki adi krokus, kilise bahcesinin citinin kenarindan bana bakmazmi:) Ayyy o kadar sevindim anlatamam! Ben bu bahar ciceklerini cok hos buluyorum, hemen fotografini cektim tabii. Eve gelince benim balkondaki krokuslardan birininde actigini gördüm, cam saksida cok hosuma gitti dogrusu:)

Sevgiler

1 Mart 2009 Pazar

Bulgur köftesi

Selam arkadaslar, hastalik falan derken yazamadim bir türlü. Haftasonu bayagi birseyler yaptik, bir cok fotograf cektim, hepsini sirayla koyacagim bloguma:) Simdi gelelim bulgur köftemize, Leon Can'a baharatlamadan verdim, hepsini yedi. Masayi toplarken birde baktim ne göreyim, arkami döner dönmez atmis elini bizim köftelere, yapma demeye kalmadan atti agzina baharatli köfteyi:) Birde "himmm" demezmi cok komik oldu dogrusu. Aci biber koymamistim icine onun icin birkac tane yemesine izin verdim:)

Bulgurlu köfte


1,5 su bardagi islatilmis ince bulgur
1 yumurta
3-4 yemek kasigi un
Tuz
Sosu icin 1-2 yemek kasigi sivi yag
2 dis sarmisak
1 yemek kasigi salca
Kimyon, feslegen, baharatciya yaptirdigimiz tavuk baharati karisimi

Islatilmis bulgurlarin icine diger malzemeleri katip güzelce yogurun, ellerinizi islatip kücük yuvarlaklar yapin ve hepsini tuzlu suda haslayin. Köfteler su yüzüne cikinca pismisler demektir. Tavada yagi kizdirin ve baharatlari yakmadan güzelce karistirin. Haslanan köfteleri sosa ekleyin ve tavada bir kac kere karistirdiktan son servis yapin. Afiyet olsun:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails